Hola amigos!
Biliyorsunuz, uzun süredir Türkiye’deyim ve yüzlerce Türk öğrencim oldu. Sizin diliniz Türkçe gerçekten büyüleyici ve matematiksel bir dil. Ama iş İspanyolca öğrenmeye gelince, Türkçe’nin o güzel mantığı bazen kafanızı karıştırabiliyor!
Derslerimde öğrencilerimin “Ama hocam neden böyle?” diye isyan ettiği, bazen güldüğümüz, bazen saç baş yolduğumuz o meşhur 8 hatayı sizin için derledim. Bakalım hangileri size tanıdık gelecek?
1. Her Şeye “El” veya “La” Koymayı Unutmak (Ah o Artikeller!)
Türkçe’de artikellerin olmaması ne büyük lüksmüş, buraya gelince anladım! 🙂 Siz “masa” diyorsunuz, bitiyor. Bizde ise her kelimenin bir cinsiyeti var: El libro, La mesa… Türk öğrencilerim genellikle heyecanla konuşurken “Quiero cafe” (Kahve istiyorum) diyor. Ama doğrusu “Quiero un café” veya “Quiero el café”. Çözüm: Kelimeleri tek başına ezberlemeyin. “Mesa” (masa) diye değil, “La mesa” diye kodlayın zihninize.
2. “Ser” ve “Estar” Çıkmazı
Sizde “olmak” fiili tek. “Ben hastayım” veya “Ben doktorum” derken aynı ekleri kullanıyorsunuz. Bizde ise işler değişiyor.
- Ser: Değişmeyen, kalıcı özellikler (Ben Barbara’yım, ben kadınım).
- Estar: Değişen durumlar, konum (Ben yorgunum, ben evdeyim). Öğrencilerim sık sık “Soy en casa” (Ben ev ofisiyim gibi bir anlam çıkıyor!) diyor. Doğrusu: “Estoy en casa”.
3. Sıfatları Yanlış Yere Koymak (Tersine Dünya)
Türkçe’de kural net: Sıfat + İsim. “Kırmızı araba.” İspanyolca’da ise tam tersi: İsim + Sıfat. “Coche rojo” (Araba kırmızı). Sürekli “Rojo coche” dendiğini duyuyorum. Kulağa çok tatlı geliyor ama maalesef yanlış! İspanyolca düşünürken sıralamayı ters çevirmeniz lazım.
4. “H” Harfini Okumaya Çalışmak
Türkçe okunduğu gibi yazılan bir dil, bunu çok seviyorum. Ama İspanyolca’da “H” harfi dilsizdir, okunmaz! “Hola” kelimesini “Hola” diye o güzel gırtlağınızla okuyorsunuz ya… 🙂 Doğrusu “Ola” şeklinde olmalı. H harfini gördüğünüzde yokmuş gibi davranın, hayalet o!
5. Sürekli “Yo” (Ben) Demek
Türkçe’de fiil çekimi zaten kimden bahsettiğini anlatıyor: “Geliyorum“. Ayrıca “Ben” demenize gerek yok. İspanyolca da aynen böyle! “Yo soy Barbara”, “Yo quiero…”, “Yo tengo…” derseniz çok bencil ve vurgulu duyuluyor. Sadece “Soy Barbara”, “Quiero…”, “Tengo…” deyin. Rahatlayın, biz kimden bahsettiğinizi anlıyoruz.
6. “Papa” Kelimesiyle İmtihan
Bu en tehlikeli ve en komik olanı! 🙂 Vurguyu yanlış yere yaparsanız anlam tamamen değişiyor.
- Papá (Son hece vurgulu): Baba.
- Papa (İlk hece vurgulu): Patates (veya Papa hazretleri). “Patatesimi çok seviyorum” diyecekken “Babamı çok seviyorum” diyebilirsiniz, bu sorun değil. Ama “Babamı kızarttım” demek istemiyorsanız vurgulara dikkat!
7. Yaşını “Sahip Olmak” Yerine “Olmak” ile Söylemek
İngilizce bilenlerin tuzağı bu. İngilizce’de “I am 30” (Ben 30’um) denir. Ama İspanyolca’da biz yaşa sahibizdir. “Soy 30 años” (Ben 30 yılım) demeyin. Doğrusu: “Tengo 30 años” (30 yılım var / 30 yaşındayım).
8. Ünlü Düşmesi Sendromu (S-T Başlangıcı)
Türkçe’de “S” ve bir sessiz harfle başlayan kelime (Stüdyo, Spor gibi) pek yok, genelde başına “i” veya “e” koyarak telaffuz ediyorsunuz (İstasyon gibi). İspanyolca’da “Estudiante” (Öğrenci) derken sorun yok ama “Spain” veya “Studio” derken başına “E” koyma alışkanlığına dikkat. Gerçi İspanyolca kelimelerin çoğu zaten “E” ile başlıyor (Escuela, Estación), o yüzden bu hatada şanslısınız, çoğu zaman doğruyu tutturuyorsunuz!
x x
Hata yapmak, yeni bir dil öğrenmenin en doğal ve en eğlenceli parçası. Ben de Türkçe öğrenirken “Bir sutlu filtre kahve istiyorum” yerine yanlışlıkla kim bilir neler dedim! 🙂
Önemli olan konuşmaktan korkmamak. Yanlış yapın, düzeltelim ve birlikte gülelim.
¡Nos vemos! (Görüşürüz!)


